1. Ana Sayfa
  2. Basinda Biz
  3. Aile Diş Hekimliği Modeli, Belirsizliklerle Uygulamada
Aile Diş Hekimliği Modeli, belirsizliklerle uygulamada

Ankara Diş Hekimleri Odası (ADO) Genel Sekreteri Gamze Burcu Gül, pilot illerde uygulamaya koyulacak Aile Diş Hekimliği Modeli'nin belirsizlikler içerdiğine dikkat çekerek, “Verilen hizmetler için sabit bir ücret yerine uygulama başına puan ya da performans sisteminin devam ettiği görülüyor. Pilot uygulamanın Dünya Bankası tarafından desteklendiği bildirildi, ancak daha sonra SGK tarafından nasıl karşılanacağı konusu netleşmiş değil” dedi.

Ankara Diş Hekimleri Odası (ADO) Genel Sekreteri Gamze Burcu Gül, Sağlık Bakanlığı tarafından pilot illerde uygulamaya konulacak Aile Diş Hekimliği Modeli'nin olumlu yanlarının yanı sıra birçok belirsizlik içerdiğini söyledi. Uygulamanın kendi içerisinde çelişkiler barındırdığını belirten Gül, “İlk etapta, kamuda çalışan diş hekimleri tarafından yürütüleceği belirtildiği için istihdama katkı sağlaması da şu an söz konusu değil. Yine verilen hizmetler için sabit bir ücret yerine uygulama başına puan ya da performans sisteminin devam ettiği görülüyor" dedi. Gül, pilot uygulamadan elde edilecek ölçülebilir çıktıların, Aile Diş Hekimliği Modeli'nin, toplum sağlığına uygunluğu bakımından yeniden değerlendirilmesine imkân vereceğini kaydetti.

Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından, ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin genişletilmesi ve 0-12 yaş grubunda erken teşhisin kolaylaştırılması amaçlanarak hazırlanan “Koruyucu Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri ve Aile Diş Hekimliği Modeli”, ilk etapta Eskişehir, Kırşehir ve Karabük'te başlatılacak. 

“Sağlık sosyolojisini göz ardı etmemek gerekiyor”

ADO Genel Sekreteri Gül, GAZETE DURUM'a Aile Diş Hekimliği Modeli ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Pilot uygulama öncesinde Sağlık Bakanlığı tarafından ne kadar kapsamlı bir araştırma yapıldığını ya da hangi tür verilerle böyle bir sistem kurmaya karar verdilerini bilmediklerini ifade eden Gül, “Bu ilk uygulamadan elde edilecek ölçülebilir çıktılar, Aile Diş Hekimliği Modeli'nin, toplum sağlığına uygunluğu bakımından yeniden değerlendirilmesine imkân verecektir. Ancak Sağlıkta Dönüşüm Programı ile birlikte hayatımıza giren aile hekimliği modelini, şehir hastanelerini, özelleştirmeleri içeren kronolojik süreci, dünyadaki örnekleri ve sağlık sosyolojisini göz ardı etmeden değerlendirmekte fayda var” diye konuştu.

“Tedavide gecikme bütçeyi de katlıyor”

Gül, ağız ve diş hastalıklarının dünyanın hemen tüm bölgelerinde en sık görünen sorunlar arasında olduğunu belirterek, Türkiye toplumunun yüzde 85’inin ağız ve diş sağlığının bozuk olduğunu kaydetti. Türkiye'de ekonomik zorluklar ve eğitim eksikliği gibi sebeplerle, diş hekimine gitme sıklığı düşük olduğu için kronik ve yıkıcı özellikte olan ağız-diş sağlığı sorunlarında tedavinin, genellikle hastalığın çok ilerlediği bir dönemde gerçekleştiğini anlatan Gül, "Tedavideki gecikme, ağız diş sağlığı ve genel sağlığı bozarken, sağlığa ayrılan bütçenin de katlanarak artmasına yol açmaktadır” dedi.

“Kalpten erken doğuma kadar pek çok soruna yol açıyor”

Yaşam kalitesi açısından ağız ve diş hastalıklarının önemli önemli kayıplara da yol açtığını vurgulayan Gül, “Diabet, kalp-damar hastalıkları, büyüme-gelişim geriliği, erken doğum gibi birçok sağlık sorununun gelişmesinde rol oynayabilir. Bu nedenle ağız diş sağlığı problemlerinin açığa çıkmadan önce 'koruyucu uygulamalarla' önlenmesi, hastalıklar açığa çıktığında ise hızla tedavi edilmeleri gerekir” uyarısında bulundu. Gül, tüm bu sorunların çözülmesi için Türkiye'nin, ulusal ağız ve diş sağlığı politikası olması gerektiğini belirterek, “Bu amaçla, diş hekimleriyle birlikte tüm sağlık çalışanları, pediatristler, pratisyen hekimler, hemşireler, ayrıca öğretmenler, ebeveynler, okullar, yani çocuğa dokunan herkes ve fakülteler, diş hekimi odaları, ilgili bakanlıklar iş birliği içinde çalışmalıdır” diye konuştu. 

“Kısmen çözüm bulacağımızı umuyorum”

Sağlık Bakanlığı'nın Aile Diş Hekimliği konusundaki attığı adıma diş hekimlerinin önemli bir kısmının olumlu baktığını dile getiren Gül, şöyle devam etti:

“Bu modelin, mevcut sağlık sistemi içerisinde nasıl konumlandırılacağı, entegrasyonu, finansmanı, halkın ağız ve diş sağlığını ne ölçüde geliştireceği, diş hekimlerinin sorunlarına ne kadar çözüm bulacağı gibi soruların yanıtını pilot uygulama sırasında kısmen bulacağımızı umuyorum. Uygulamada Bakanlık, randevuların Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden alınabilmesini planlıyor. Sistemle ebeveynler, 0-12 yaş arası çocuklarının tüm ağız ve diş sağlığı tarama sonuçları ve takip randevularını e-Nabız üzerinden görüntüleyebilecek. Bu sayede çocuklarda oluşabilecek diş problemlerine erken müdahale imkânı olabilecek. Bakanlık, bu çalışmalarla birlikte diş hekimliği randevularının planlanması, diş hekimlerinin hastaların daha önce yapılan tetkiklerine kolay bir şekilde erişebilmesine olanak tanıyacak Diş Hekimliği Bilgi Yönetim Sistemi Projesi'ni de devam ettiriyor. Elbette koruyucu ve önleyici hizmetlerin öneminin vurgulanması, toplumun ağız ve diş sağlığı verilerini çeşitli ölçümler ve indekslerle düzenli ve güncel olarak kaydedecek bir bilgi sisteminin teknik altyapısını oluşturmak için değerli bir adım.”

“Koruyucu-önleyici diş hekimliği öncelenmeli”

Diş hekimliği hizmetlerinin lüks değil, genel sağlık hizmetleri içerisinde asli bir unsur olduğunun unutulmaması gerektiğine dikkat çeken Gül, “Tedavi odaklı bir ağız diş sağlığı hizmeti anlayışı toplumun ağız diş sağlığı düzeyini yükseltmek için yeterli değil, etkili ve kalıcı bir çözüm adına mutlaka basamaklı bir hizmet modeli ve koruyucu-önleyici diş hekimliği öncelenmeli. Bu amaçla ulusal ağız ve diş sağlığı politikaları belirlenmeli, diş hekimlerinin çalışma koşulları iyileştirilmeli, yeterli diş hekimi istihdamı ile birlikte çalışma düzeni, özlük hakları ve ücretlerde adalet sağlanmalıdır” dedi.

“MHRS üzerinden randevu alınacak”

Genel Sekreter Gül, aile diş hekimliği ile aile hekimliği uygulamalarının isimleri benzese de uygulamalarının farklı olduğuna dikkat çekti. Hizmet alanı ve hizmet yerlerinin farklı olduğunu aktaran Gül, şunları kaydetti:

"Aile hekimliği liste temelli, aile diş hekimliği ise bölge ya da nüfus temelli. Aile diş hekimliği uygulamasında MHRS üzerinden, kamu hastanelerinde çalışan hekimlerden randevu alınacak. Aile hekimliğinde 'Aile Sağlığı Merkezi' gibi ayrı bir hizmet birimi söz konusu, aile diş hekimliğinde öncelikli olarak mevcut kamu hastaneleri ve merkezlerinden hizmet alınacağı belirtiliyor. Mevcut kamu kurumlarının yetersiz kaldığı durumlarda aile sağlığı merkezleri (ASM) benzeri bir birim kurulup diş hekimlerinin bu düzende çalışması ya da kamunun özelden hizmet alımı şeklinde bir seçenek hayata geçirilecekse, bu noktada da bir belirsizlik var. Çünkü diş hekimliği uygulamaları fiziki altyapı, ekipman ve çalışma ekibi bakımından aile hekimliğinden oldukça farklıdır. Aile hekimliğinde verilen koruyucu uygulamalar ve bunlar için kullanılan ekipman oldukça basit düzeyde iken bile yeterli hizmet verilebilir ancak diş hekimliği alanında en temel koruyucu uygulamalar için bile asgari teknik donanım, tıbbi malzeme ve teknik ekibin çalışabileceği muayenehane koşullarının sağlanması gerekir."

“Sabit ücret yerine uygulama başına puan”

Uygulamanın yine kendi içerisinde birçok çelişkiyi de barındırdığına açıklık getiren Gül, “İlk etapta, kamuda çalışan diş hekimleri tarafından yürütüleceği belirtildiği için istihdama katkı sağlaması da şu an söz konusu değil. Yine verilen hizmetler için sabit bir ücret yerine uygulama başına puan ya da performans sisteminin devam ettiği görülüyor. Pilot uygulamanın Dünya Bankası tarafından desteklendiği bildirildi, ancak daha sonra SGK tarafından nasıl karşılanacağı konusu netleşmiş değil” dedi.

kaynak: https://www.gazetedurum.com.tr/cevre-saglik/aile-dis-hekimligi-modeli--belirsizliklerle-uygulamada-10223?fbclid=IwAR0QYpsmLecr6pt7i2xXYaTGWsF-w7vqdJGq8Ralv3O44zoFN5nEnXFHJFg

Paylaş

Diğer Haberler
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Kabul Et