1. Ana Sayfa
  2. Haberler
  3. Sağlikta Şiddet Durmuyor, Yetkililer İzliyor
SAĞLIKTA ŞİDDET DURMUYOR, YETKİLİLER İZLİYOR

Ankara Sağlık Meslek ve Emek Örgütleri olarak Dr. Ebru Ergin'in darp edilmesi üzerine Zekai Tahir Burak Hastanesi önünde düzenlediğimiz basın açıklamasında Sağlıkta Şiddete Karşı taleplerimizi bir kez daha dile getirdik

SAĞLIKTA ŞİDDET DURMUYOR, YETKİLİLER İZLİYOR

 Sağlıkta şiddet bu defa Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenimahalle Semt Polikliniği’nde yaşandı. Meslektaşımız Nöroloji Uzmanı Dr. Ebru Ergin, “hastasına ilaç yazmak için rapor talep ettiği için” defalarca darp edildi! Bir hekimin kafasını yerlere vuracak kadar yükselen şiddetin izahı olmaz.

 Sağlık çalışanlarına yönelik sözlü ve fiziksel şiddet, ancak hekimlerin ve sağlık çalışanlarının yaşamına kast ettiği takdirde Sağlık Bakanının gündemine giriyor. Beklentimiz sağlıkta şiddeti engelleyecek etkin bir yasa ve tedbirlerken, sosyal medyadan “geçmiş olsun” paylaşımlarından öteye gitmiyor. Bakanlık ve kamu idarecileri sağlıkta şiddete seyirci kalmaya devam ediyor.

 Sağlık Bakanlığının verilerine göre 2019 yılı sonuna kadar 46.276 kişi tarafından beyaz kod kullanılmışken, 2020 yılı sonu itibariyle bu sayı 72.158 olmuştur. 2015 yılından itibaren tüm sağlık emekçileri tarafından beyaz kod kullanılmaya başlandığı düşünüldüğünde sadece pandemi yılı olan 2020'de beyaz kod bildirimi %56 artmıştır. 2020 yılında pandemide 25.882 beyaz kod bildirimi yapılmıştır. Pandemi yılı 2020'de günde 71 sağlık emekçisi beyaz kod kullanırken, saat başına 3 sağlık emekçisi beyaz kod kullanmıştır.

 Bugün kamuoyunun konuyu sağlıkta şiddet yasasına indirgeyerek tartışması, iş yerlerimiz özelinde sorunların tartışılmaması alanda en ciddi sorun olarak durmaktadır. Sağlıkta şiddet işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunudur. Bakanlığın iş yerlerinde işçi sağlığını ve iş güvenliğini tehdit eden prosedür ve işleyişleri dönüştürme, iyileştirme sorumluluğu vardır ama aksine Bakanlık, 5 dakikada bir muayene gibi uygulamalarla iş yerlerini daha da güvensiz kılmaktadır. İş yerlerimizdeki bu prosedürler ve işleyiş şiddete maruz kalmamıza neden olmaktadır. Şiddet olayı tartışıldığında, medet umulan nokta olan cezalandırmayla son bulmayacağı ise bir gerçeklik olarak durmaktadır. Bir iş yerinde işçinin kazaya uğramasına neden olan nedenleri ve prosedürleri iyileştirmek ne kadar işveren sorumluluğundaysa bu noktada da Sağlık Bakanlığının sorumluluğu vardır.

 Biz sağlık çalışanları, adliyelerde olduğu kadar, sağlıkta şiddet sorunumuzun muhatapları olan işverenlerden işçi sağlığı ve iş güvenliği kapsamında da hesap sormalıyız. Sağlıkta şiddet yasası deyince kamuoyunun bu işi sağlıkçı ve şiddet uygulayan arasındaki bir düzeye indirgemesi, şiddet sorununu çözmediği gibi sebepleri de meşrulaştırmaktadır. Bir an önce iş yerlerimizin çalışma düzeni anlamında güvenli kılınması gerekmektedir.

 Yetkililere soruyoruz;

 *Her geçen yıl katlanarak artan beyaz kod bildirimi nedeniyle Bakanlık bu kapsamda il ve hastane düzeyinde risk tespitini yapmış mıdır?

*Sağlık Bakanlığı,  açıkladığı Stratejik Plan ile sağlıkta şiddet kapsamında çalışma yapacağını ifade edilmişti. Bu konuda bugüne kadar kamuoyuna yansıyan bir çalışma ve rapor açıklanmamıştır. Çalışma yapılmakta mıdır?

*Ankara EAH en fazla şiddet oluşan ve dozu en yüksek şiddet olayları gerçekleşen hastanelerden biridir, işveren olarak Başhekimliğin yada İl Sağlık Müdürlüğünün bir çalışması var mıdır?

* Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, yoğunlaşan sağlıkta şiddet  haberlerini ihbar kabul edip inceleme başlatmış mıdır? Sağlık Bakanlığı ile bir çalışma yürütmekte midir?

 Sağlıkta şiddetin sadece vaka-i adiye olmadığını, arkasında siyasal, hukuki ve sosyolojik sebepler olduğunu defalarca dile getirdik.

 Sağlıkta şiddet bütün branşlarda yaşanıyor. Geçtiğimiz gün nöroloji uzmanı meslektaşımızın maruz kaldığı şiddet tüm nörologların da yakıcı bir sorunu. Türk Nöroloji Derneği’nin araştırmasına göre Nöroloji uzmanlarının yüzde 73’ü son bir yıl içinde çalışma ortamında sözel veya fiziki şiddete,  yüzde 59’u çalıştığı kurumda mobbinge maruz kaldığını ifade ediyor. Yüzde 56’sı sıklıkla depresif ve tükenmiş hissettiğini dile getiriyor. Nöroloji uzmanlarının yarısından fazlası adli veya idari bir sorun yaşadığında hiçbir resmi kurumun yardım etmeyeceğini düşünüyor.

 Şiddetin en fazla karşımıza çıktığı yerlerden birisi de acil servisler. 600 milyon civarındaki poliklinik başvurusunun yaklaşık 150 milyonu acil servislerdedir. "Acil Servislerde Şiddeti Önleme Raporu"na göre, acil tıp uzmanlarının hemen hemen tamamı meslek yaşantıları boyunca en az bir kez şiddete maruz kalmıştır; yüzde 38’i 10 kez ve üzerinde şiddete uğramıştır!

 Sağlıkta şiddeti tırmandıran faktörlerin biri de  hukuksuzluk ve cezasızlık kültürü. Pek çok saldırgan mahkemeler tarafından serbest bırakılıyor veya çok düşük para cezalarına çarptırılıyor. Sağlıkta şiddete karşı etkin bir yasanın mevcut olmayışı her saat başı sözlü ya da fiziksel şiddet yaşamımıza neden oluyor.

 Bilinmesini istiyoruz; polikliniklerde, kliniklerde, bilgi işlem masalarında maruz kaldığımız şiddetin nedeni biz değiliz! Artık sonuna gelmiş ve pandemi yükünün altında kalan sağlık sistemi bizlerin sayesinde ayakta. 

Şiddeti yaratan piyasa mantığına dayalı sağlık organizasyonu modelinin terk edilmesini, toplum sağlığını önceleyen kapsamlı eşit bir modelin uygulanmasını İSTİYORUZ!

 Sağlıkta şiddeti doğuran örgütlenme sorunları giderilmeden hazırlanacak bir sağlıkta şiddet yasası tek başına caydırıcı olmayacaktır. İş yerlerimize ilişkin taleplerimizin karşılanmasıyla paralel, sağlık emek meslek örgütlerinin taleplerini ve sağlık emekçilerinin haklarını gözeten şiddete karşı etkin yasanın hayata geçirilmesini İSTİYORUZ!

 Artık başka bir sağlık çalışanının şiddete maruz kalmasını istemiyoruz. Görevimizi yerine getirirken her an şiddete uğrar mıyız korkusuyla yaşamak istemiyoruz.

  

SAĞLIKTA ŞİDDET SONA ERSİN!

Paylaş

Diğer Haberler
Web sitemizdeki çerezleri (cookie) kullanıcı deneyimini artıran teknik özellikleri desteklemek için kullanıyoruz. Detaylı bilgi için tıklayınız.
Kabul Et